Ana sayfa Anlamlı Sözler Anlamlı Sevgi Sözleri

Anlamlı Sevgi Sözleri

270
0

Sevgi Sözleri

Sevgiyi anlatan en güzel ve en özel sözlerden oluşan sayfamızda sizde sevginizi anlatacak en güzel sözü sevdiğinize söyleyeceksiniz. Örnek olarak Özdemir Asaf’ın sözünü incelediğimiz zaman “Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor” demiş. Keşke herkes Özdemir ASAF gibi sevdiklerinin üstünde bu kadar korksa, üzerine titrese. Günümüz sevgileri hep gelip geçici heves misali. Neyse konumuz Anlamlı Sevgi Sözleri, Sayfamızda bu eşsiz Anlamlı Sevgi Sözlerini diler sosyal medya hesaplarınız dan paylaşabilir dilerseniz de whatsapp durumu olarak koyabilirsiniz. Ayrıca sevdiğinize de mesaj olarak ileti gönderebilir onu ne kadar sevdiğinizi bir kez daha bu şekilde gösterebilirsiniz. En güzel Anlamlı Sevgi Sözleri Bilginingezegeni.com adresinde. Eklemek istediğiniz anlamlı sevgi sözlerini sayfamıza yorum olarak ekleyebilirsiniz.

Anlamlı Sevgi Sözleri

Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf

Aşk ehli isen sitemin cahili olma. Şems

Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o, yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir…

Kalbim ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.

Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.

Bir dilek hakkım olsaydı, gittiğin her yer olabilmeyi dilerdim.

Kadehime lacivert bir akşam çöküyor gülüm. Zehrini akıtarak çöküyor. Kartana çeviriyor her saniyeyi. Üşüyorum. Üşüdükçe seni daha çok özlüyorum.

Sen benim şarkımsın, herkesin dili dönmez.

Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

Sevgi; insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.

Sevgi Sözleri

Halden ala halsizliğim, sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra, umurumda değil kimsesizliğim.

Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Seni sen olduğun için değil, seni bende bulduğum için seviyorum.

Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki mutluluk gülüşünde saklıdır, sakın ağlayayım deme! Belki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır…

Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.

Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlana

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.

Bir kadın aşka inanmıyorum derken, aslında tek bir şey söylemek istiyordur: Hadi beni aşka inandır.

Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.

Karanlık gecelerde tek beyazım Bunaltıcı sıcaklarda sevda ayazım ol Göğe martı kadar yaraşmaz ki başka kuş Gönlüme senden başkası yaraşsın Sen kanat çırp ki gök kubbemde Sevda gülüm hicabımla kızarsın

Aşk, sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlar da onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.

Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir…

Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?

Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.

Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.

Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.

Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?

Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…

Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.

Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem…

İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.

Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.

Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek.

Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.

Sımsıkı sarılalım, aramızdan rüzgâr bile geçmesin.

Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.

Seni Seviyorum” derken asla yalan söylemedim. Yalan söylerken de asla “Seni Seviyorum ” demedim

Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır. Affeder, çabalar, gerektiğinde susar, kabullenir ama asla bitmez.

Sen beni sev, geri kalan her şeyi ben hallederim.

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…

Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, sevgidir.

Anlamlı Sevgi Sözleri

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana, seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı…

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil, güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım…

Dün çiçekçinin önünde bir gül gördüm, dünyanın en güze güşü benim diye haykırıyordu… O gülü aldım, ama en güzel gül olduğu için değil… Seni görüp utansın diye!

Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki âşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır…

Belki de aşk asla kullanılmamalıydı cümle içinde, zaten bir daha gönül koymak mı ortaya, tövbe.

Çünkü her bir zerrem âşık her bir zerrene.

Bugün ağlamayı düşünüyorsan sakın yapma çünkü bir yerde senin bir gülüşün için yaşayan biri var

Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.

Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur…

Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, sevgidir.

Güzelsin, şirinsin, şahanesin. Çektiğim çileme tek bahanesin. Melek mi, şeytan mı bilmem ki nesin…

Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın…

O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.

Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.

Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler. Güle başka isim versen değişik kokacak mı?

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgâra dön, ordayım!

Başkasına kendinden fazla değer verme, ya onu kaybedersin ya da kendini mahvedersin…

Herkesten kıskanacak kadar değil, herkesi kıskandıracak kadar sev.

Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer.

Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.

Sevebilir misiniz? Karşılıksız, beklentisiz, hesapsız, çıkarız, özgür bırakarak. Sırf bir başkasının iyiliğini, mutluluğunu isteyerek…

Beni hep yanlış anladın zaten sen. Geleceğim ol demiştim sana. Gel ecelim ol değil.

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle… Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana…

Dilek tutman için yıldızların kayması mı gerekiyor illa ki? Gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?

Bir telefon bekliyorum, sevgilim diye başlayan, seni seviyorum diye biten. Bir telefon bekliyorum, dün gelmesi gereken ve bugün hala gelmeyen…

Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.

Ve sen ağlama. Gözlerin fazlasıyla güzel ağlamak için.

Ayrılık küçük sevgileri öldürür, ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgârın mumu söndürüp, yangını körüklediği gibi…

Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı…

Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.

Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.

Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.

Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…

Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.

Eğer aşk karşılıklı olsaydı, tek taraflı aşkın en güzel aşk olduğunu inkâr ederdi.

Aşk’a sınır koyamazsın ve âşık oldun mu kalbinin esirisin onun sürüklediği yerdesin; sana acı çektirse bile.

Ağlayışım terk edip gidişine değil. Ben, sensizken, senden diye sensizliğini de sevmiştim. Sen, seninle, seni de sensizliğini de alıp gittin…

Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.

Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim…

Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

Bir insan âşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…

Sesindeki huzuru kimse bilmesin. Kıskanırım.

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata âşık gönül susmaya da razı.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni…

Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin âşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin.

Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın… Sen tarifi imkânsızımsın.

Zannetme ki gözlerim sana baktıkça bıkacak, ölsem de ruhum seninle kalacak, kapanırsa gözlerim senden önce bu hayata, inan ki son sözüm seni seviyorum olacak…

Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.

Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkar-ı umumiyede muhabbet kurmaktır. Cevabı müspetiniz kalb-i hazalimi tamir-i temin edeceğinden, desti muhabbetinize talibim…

Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu.

İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar…

Tek başıma değilim, ben ve ümitsiz aşkım var…

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta, ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim. İnat bu ya, mahşere kadar “seni seveceğim”…

Allah‘ım canımı bir sonbahar günü al ki, o vefasız getirecek bir gül bile bulamasın…

Ben sana kızsam, kendime küserim.

Kızdığında, küstüğünde bile seni düşünen bir sevenin olması ne güzeldir.

Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.

Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.

Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.

Bazen hiç ummadığınız birine âşık olabilirsiniz ama bu yaptığınız şeyi yanlış kılmaz. Herkes mutlu olmayı hak etmez mi?

Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi. De ki; boğazım kuruyuncaya kadar seveceğim seni.

Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ısıtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.

Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

O yokken “hayır sevmiyorum, unuttum” deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.

Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü aşk sessiz, sevgi dilsizdir…

Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.

Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlana

Ey gece git o yâre söyle. Kokusuna sarılıp uyumak isteyen biri var.

Gönlüme düştüğü günden beri o ateşi aşk bilirim. Lal olmuş dilime adını dolar. Beni sen, seni ben bilirim.

Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.

Gittin… Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.

Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin.

O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.

Gülüş Sözleri

Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.

Hayatta iki kör tanıyorum; 1.’si senden başkasını görmeyen ben, 2.’si beni göremeyen sen…

Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.

Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.

Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.

Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…

Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin. Şems Tebrizi

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun…

Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.

Aşkın ilk soluğu mantıgın son soluğudur.

Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki…

Diğer Anlamlı Sözler sayfalarımızı da inceleyiniz.
En Güzel Kısa Anlamlı Aşk Sözler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sevgiliye En Güzel Anlamlı Sözler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Derin Anlamlı Aşk Sözleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sayfaya Güzel Bir Söz Bırak

avatar
  Abone ol  
Bildir