Ana sayfa Anlamlı Sözler Anlamlı Damar Sözleri

Anlamlı Damar Sözleri

181
0

Anlamlı Damar Sözler

Damar sözler ile ilgili güzel sözleri sayfamız da derledik. Şairlerin bir birinden güzel damar sözlerini ve daha fazlasını bu sayfada bulabilirsiniz. Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni diye bahsetmiş sözlerin birinde bunun gibi onlarca anlamlı damar sözlere sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Eklemek istediğiniz anlamlı damar sözleri de yorum olarak sayfamıza ekleyebilirsiniz.  Beğendiğiniz veya ilgilendiğiniz Anlamlı Damar Sözleri diler sosyal medya hesapların dan paylaşabilir dilerseniz de sms olarak veya whatsapp üzerinden ilgili kişilere, topluluklara gönderebilirsiniz. En güzel Anlamlı Damar Sözleri Bilginingezegeni.com adresinde. Keyifli okumalar.

Anlamlı Damar Sözleri

Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız. Sorsalar, güya hepiniz âşıktınız.

Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.

Umutsuz Gecelerimde Umutsuz yarınlarımla yaşıyorum Seni, Seni Yaşarken Resmini düşürmüyorum elimden…

Damarlarımdaki Kan Artık Durdu Hani çekip Gittin Ya işte bana O Koydu…

Terkedilen çabuk büyür, hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!

İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara âşık olurlar.

Sende kadir kıymet yok senin sevgin bu kadar Benden sana elveda melek yüzlü sahtekâr

Cesaret illa kükremek değildir. Bazen, gün biterken, usulca “Yarın yeniden deneyeceğim” demektir.

Her zaman yanındayım diyenlerden koleksiyonum var benim..

Arkamdan demişler ki o duygusuz, Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz…

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor. Ahmet Arif

Hayatından silmek istediklerini gerçekten sil. Çünkü geri dönüşüm kutusunda bekletirsen; sistemini yavaşlatır!

Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar. Bir de gülüşün eklenir kimliğime..

Küçük Sularda Yüzerken, Büyük Dalgalara Tutulduk. Acımasız Hayatın Ağır Yükünü Hep Sırtımızda Taşıdık ; – Ama Kimseye “El At” Diye Yalvarmadık. . !

Bir kadın söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa suskunluğu bazen sağır edici olabilir.

Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye? Ben ki; ‘çayı bile iki şekerli içerim, birlikte erisinler diye’.

Onursuz beraberliklerin başrol oyuncusu olacağıma, onurlu yalnızlığın figüran oyuncusu olmayı yeğlerim.

Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.

Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin!

Ne sevene düşmanım ne sevdiğime pişmanım SENİNLE OLMAK VARKEN SENSİZLİĞE İSYANIM ÖLÜMÜNE İSYAN!!!

Şimdi bütün keşkeleri bir bavula koyup çekip gitmek vardı.

Sehpanın kurulduğu toprak çorak kalır (Victor Hugo)

Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.

Dünyanın ne kadar küçük olduğunu , “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.

Zehir olsa içerim ellerinden, yalan olsa çeker giderim nefretimden, ellerinle al sevgini pas tutmuş şu kalbimden..

Hayat bana hiç yeşil ışık yakmadı Sorun yok ben zaten hiç kırmızıda durmadım…

Dünya’nın en büyük yüküdür; Aklı sende olmayanı, ısrarla yüreğinde taşımak.

Kimseye çok bağlanma, unutma tabut tek kişilik.

Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun.

Uzaktan Sevmek Var Ya. Bir MAHKUMUN pencerelerden ÖZGÜRLÜGE bakması gibidir…

Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.

Gerçek şu ki; hayallerimizde ki insanların hayallerinde ki insanlar değiliz!

Ne Sevmişim Seni Damarlarımda gezer Sevgin Ne Özlemişim Seni Gözyaşlarımda Adın Yazar Sevdiğim.

Dünyada “Her erkeğe 3 bayan düşüyor” derler ya doğru olan da bu. Bir erkek kalbine 3 bayan sığdırmalı. “Annesi, Karısı ve Kızı”.

Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.

Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.

Simdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.

Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?

Bana hoşlandığı adamı anlattı, bende sevdiğim kızı dinledim.

Pardon! Acaba bu dünyada âşıklara kredi kartına taksit yapıyor musunuz? Mesela şimdi sevelim acısını 8 taksitle ödeyelim veya ölelim? .

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

İçimiz damar damar parçalansa da dışımız lâl gibi sessiz. İsmet Özel

Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.

Yalnızlığımızla çoğalıp kalabalığımızla eksiliyoruz. Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığımız; ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.

Sevdanı bulutların üzerine yazmışsın. Yağmur olarak dökülüyor gözlerimden.

Allaha emanet ol dedi ve gitti! – Güldüm. — Zaten ondan başka kimim var ki? Dedim.

İnsanlar birer harf gibidir. Güzel insanlar bir araya geldiklerinde güzel bir cümle kurulur.

Artık hayat, küçükken oynadığım kutu kutu pense’ye benziyor nerdeyse. Çünkü herkes bir bir arkasını dönüyor sadece.

“Sus” be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi! “sus” ki bilmesin özlediğimi!

Derin bir insanım ben, Herkes anlayamaz. Gülümsemelerim kahkahalarım çoktur. Ama bir o kadarda üzüntülerim, hayal kırıklıklarım da çoktur. Hepsini gülümsemelerimin arasına saklar, kendime mutluluk maskesi yaparım. “İyiyim” derim soranlara, “bir şeyim yok her şey yolunda” derim. Ama kimse bilmez yorgunluğumu, suskunluğumu, sessizliğimi, kızgınlığımı, dargınlığımı, kırılmış lığımı ve en başta hayallerimin intiharını. Dedim ya herkes anlayamaz işte.

Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin…

Varlığınla başlayan bir günün yokluğunla bitmesine alışamadım… Aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın hiç sensiz kalmazdım…

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Tavana asılmış hayallerim var benim. Altındaki taburelere hep senin vurduğun.

Merhem olmayın TUZ olun yakın !!!

Kaldır kadehi, kimin şerefine denk gelirse. Alaattin Çağıl

İsyanım yanışıma ölüm bile susuyor ardına dönüp giden sen misin a kadın gururum yere düşer yeter ki bak yüzüme üstüme basıp geçme yar.

Bir yerden sonra insanın artık canı yanmıyor. Bir şey hissetmiyor.

Hadi çıkartın Mutluluk Maskelerinizi Artık; Gece Oldu Herkes Uyudu, Kimse Görmez Gözyaşlarınızı . . !

Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında mutlu olmak istiyorum derdim!

Güzel bir gülü güzel bir geceyi güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle geceyi gizemiyle dostu tüm derdiyle sevebilmektir.

Yokluğuna hasret sonbahara başlıyorum, varlığını hissettiğim o sonbaharlara benzemeyen. Belki biraz yağarım bu aralar, ıslanma sakın!

“Yalnızlık” yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.

İçime düştü bir kor Düştüğü yeri yakıyor Senin bağrıma açtığın yarayı Gel birde bana sor..

Gözlerine baktıkça ağlasa da gözlerim, ağlamak için de olsa gözlerini özledim.

Pardon, buralarda bir kaç kırık kalp gördünüz mü? Size soruyorum Bayan; Hiç aynı kalpte defalarca dirilip öldünüz mü?

Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.

Sevdiklerimiz üzülmesin diye içiniz kan ağlarken bile tebessüm edebilecek kadar güçlü olur seven insan.

Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.

Bazen canın çıkar, sesin çıkmaz.

Paraya güvenme, kadına güvenme… İkisine de sahip olursan, kendine güvenme…

Seni içimde yaşatmak için kimleri öldürdüm bi bilsen…

Dertlerimin, acılarımın içinde seni düşünerek mutlu oluyorum, sen benim ilahımsın ve bundan gurur duyuyorum…

Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım!

Kaybedecek neyim kalmış ceylan gözlüm bu dünyada? Ya sen ya hiç bundan sonra!

Ben genelde sırılsıklam aşık oluyorum, ama bir de bakıyorum ki bu aşkta ıslanan yine sadece ben oluyorum.

Sensiz Olmak Sensiz Ölmek gibidir, Sensiz Yaşamak yaşarken nefes Alamamak gibidir Sevdiğim…

Bir Avuç Sevgi Karşılığında Kandırılmış Yüreğim, Sarhoş Değilim Ama Ayık da Sayılmaz Hayallerim. . .

Bir zamanlar toz kondurmadıklarım şimdi tozdan görünmez olmuşlar.

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler. Ağzına dolar insanın, sussan acıtır konuşsan kanatır…

Hayat sürekli bir tırmanıştır kimsenin emeğine ve yüreğine basmadan tırmanmak tırmanışın “inanca”sıdır.

Unutmak istesen unutulmuyor seven gönül sözle avutulmuyor bir kadeh boşalıp biri doluyor kır kadehlerinde acımıyorsan

Seni hatırlatan her şeyde, katledilmiş mutluluklarım var. Her gülüşüm kanla karışık yağmurlu şimdi.

Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken, gözlerimi açtığımda yanımda olman.

Kolumuzu ısırarak yapardık saatleri; sanki o kadarcıkken zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi…

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki, şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım!

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.

Yine bir gece kâğıt kalem elimde, Başlıyorum seni yazmaya bir çakmak sesiyle…

Paranın Önemi Yok Demeyin, Hanginiz Sokak Çocuğuna Aşık Oldunuz . . .

“Gözümüz kapılarda, kaldıkça daralır içimiz. Gitsek kırarız korkusu, kalsak rahat değiliz.”

Sen beni okeydeki ortağın mı zannettin sevgili? “BİT” dediğinde biteyim, “DÖN” dediğinde döneyim!

“Nasılsın? “sorusuna “iyiyim” demekten cehenneme gideceğiz.

Hak Edene Hakkını Ver ki Dönüp Bir daha Kahpelik Yapmasın.

Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; Çıkarı yok, çıkası yok, çıkarasım yok… -Can Yücel

Bir zamanlar esen rüzgâra bile meydan okuyan gençliğim. Şimdi ise rüzgârda savrulan bir yaprak gibiyim.

Uzaktan görenler diyor ki ”duygusuz”. Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.

“Ne yapacağız böyle?” sorusuna, “bilmiyorum” deyip inceden bir iç çekmek dışında başka bir cevap bulamıyorum.

Canımızı yakanların hepsi, Bir Zamanlar Canımızdı.

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer. İçsen de tükenir içmesen de. Bu yüzden hayattan tat almaya bak. Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da!

Verdiği umudu geri alan, aldığı ahı da güle güle kullansın!

Biz Anlamayız Sosyetik Sevgiden, Damar Sözlerimizdir Bizi Yücelten, Al Bu Sözlerim Sana Ders Olsun! Oda Olmadı Bu Sevgimin Nefreti Sana Kapak Olsun!!!

Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk! Sen büyü hele, Bak ne oyunlar oynayacaklar seninle.

Gölgesiz sokak lambasıyım aslında, kısık ışıkla boş kaldırım bekleyen…

Kim bilir, şimdi hangi duygu limanın da yüreğin… Sevinç mi, hüzün mü? Bilmem… Takvimler yitik, mevsimler rehin… Bahar mı, güz mü? Bilmem.

İçimde kopan kıyameti görseydin, mahşeri beklemezdin.

Düştüğünde yanında olan değil, kalkman için el uzatandır. Unutma.

Seni o kadar çok seviyorum ki anlatamam aşkım kalbimden özür dilerim içine seni sığdıramıyorum bedenimden de özür dilerim damarlarımda seni gezdirdiğim için.

Belki dışarıdan kusursuz görünürüm ama beni bir de yüreğimden görmelisin. Orada ne harabeler var tahmin bile edemezsin.

Ne kadar unuttum desem de onu görünce her şey yalan oluyormuş .

Neyin var? “sorusuna,” Sen yoksun! ” diyesim var. Bildiğin gibi değil.

Yolların yasaksa; tuzaklara, Gözlerin uçurumsa; intiharlara Ve seni sevmek günahsa; Cehennemde yanmaya… Eyvallah der geçerim!

Kul hatasız olmaz, o da öyledir Belki de suç bende, hata bendedir Bence yaşamak onu öyle sevmektir Yeter ki sağ olsun yetişir bana

Masal kitabı gibisin, okuması güzel ama inanması çok zor.

Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun.

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Kalbim seni istiyorsa söyle ben ne yapayım Elimden gelmiyor ki Seni söküp atayım

Söküklerimi dikerken, döküklerimi toplarken, kapı çalacak biliyorum..

Gözlerin sevgimi Bağladı Sözlerin Kalbimi Parçaladı Damarlarım Sevginle Bulandı Yok Bu Aşk Derdinin Senden Başka Dermanı …

Biliyor musun şarkılara neden “parça” deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.

Bana göğüs kafesinden çekilmiş bir röntgenini gönder sevgilim. Nereye başvursam, ikametgah belgesi istiyorlar.

Mademki hatırı yok bunca senenin, namı namert olsun geri dönenin…

Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.

Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?

En çok incittiğimiz kişilerin, aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?

Ağladım ama belli etmedim, haykırdım ama isyan etmedim, çaresizdim ama asla pes etmedim, sensizdim senden de gitmedim.

Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.

Önce rıhtımda acı bir insan çığlığı koptu, sonra hıçkırıklarla gözyaşları kaldı rıhtımda.

Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.

Balkona çık ve bir sigara daha yak. Acıdan gebersen de gerçekleşmeyecek olan hayallerin şerefine…

İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.

Sensizliğe yenilmek, sana yenilmekten zor olsa da. Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak, seni içimden terk ediyorum.

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Nerdeyse ışığa inanmaz olacaktık, öyle hızla büyüyordu içimizdeki karanlık..

Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişir.

Canım yanar tutuşur. Her gece içimde kıyamet oluşur. Sen düşündün mü bu deli ne yapıyor.

Kör sağır ve dilsiz çölde gidiyorlar sağır ölüyor dilsiz köre sağırın öldüğüne nasıl anlatır? Seni sevmek de öyle işte.

Herkesin Bir Sonbaharı Vardır; Kiminin, Yaşamadan Yaslandığı; Kiminin, Yaşlanmadan Yaşadığı.

Efendiliğimizi Korkaklık Sananlar; Diledikleri Zaman Meydan Okuyabilirler.

Gözlerine baktıkça ağlasa da gözlerim, ağlamak için de olsa gözlerini özledim.

Böyle suskun böyle üzgünsem, böyle zalim böyle günahkârsam, ben değil; beni gülerken ağlatan, yaşarken öldüren UTANSIN!

Kabullendim artık. Bugün yoktu, yarın da olmayacak.

Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı ne kadar severse bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse, sen de benim için o kadar değerlisin.

Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı, ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.

Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgara direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.

Diğer Anlamlı Sözler sayfalarımızı da inceleyiniz.
Anlamlı Ayrılık Sözleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
En Güzel Anlamlı Kısa ve Öz Sözler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Anlamlı Kapak Sözler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sayfaya Güzel Bir Söz Bırak

avatar
  Abone ol  
Bildir